1789 Fransız İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirgesi

Fransız İhtilali sürecinde (28 Ağustos 1789′da)  ilan edilen

İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirgesi(*)

…………………

Fransız halkının Milli Meclis halinde toplanan temsilcileri, insan haklarının bilinmemesinin, unutulmasının veya hor görülmesinin, kamunun her türlü zarar ve ziyanlarını ve hükümetlerin bozulmasını gerektiren en temel sebepleri olduğu düşüncesiyle; tabii olan, devredilemez, vazgeçilemez ve kutsal olan insan haklarını, resmi ve açık bir beyanname ile açıklamaya karar vermişlerdir ki, bu beyanname, toplum üyelerinden her birinin hafızasında her zaman korunmuş kalarak, onlara hak ve görevlerini daima hatırlatsın.

Böylece, Yasama ve Yürütme kuvvetleri tarafından yapılan işlemler, her siyasi kurumun amacı ile karşılaştırılarak, daha çok saygı görsün ve vatandaşlar tarafından yapılacak ve bundan sonra inkarı ve tartışması imkansız prensiplere dayanacak istek ve şikayetler, daima Anayasa’nın korunmasına ve herkesin mutluluğuna yönelsin.

Bu itibarla Milli Meclis, yüce Tanrı’nın huzurunda ve himayesi altında, aşağıdaki İnsan ve Yurttaş Haklarını tanır ve ilan eder:

Madde 1:   İnsanlar, hukuken hür ve eşit doğarlar ve hür ve eşit olmakta devam ederler, sosyal farklılıklar, ancak ortak faydaya dayanabilir.

Madde 2:   Her siyasi topluluğun amacı, insanın tabii ve zaman aşımına uğramaz haklarının korunmasıdır. Bu haklar, hürriyet, mülkiyet, emniyet ve cebir ve tahakküme karşı koymadır.

Madde 3:   Her egemenliğin özü, esas itibariyle millettedir; hiçbir heyet, hiçbir fert, açıkça milletten gelmeyen herhangi bir otoriteyi kullanamaz.

Madde 4:   Özgürlük, başkasına zarar vermeden her şeyi yapabilmekten ibaret olup, her şahsın tabii haklarını kullanması, diğer toplum üyelerinin aynı haklardan yararlanmalarını sağlayan sınırlarla sınırlanmıştır. Bu sınırlar, yalnız kanun tarafından belirlenebilir.

Madde 5:   Kanun, yalnız topluma zararlı fiil ve hareketleri yasaklama hakkına sahiptir. Kanun tarafından yasaklanmayan hiçbir şeye engel olunamaz ve hiçbir kimse, kanunun emretmediğini yapmaya zorlanamaz.

Madde 6:   Kanun, genel iradenin ifadesidir. Bütün vatandaşlar, genel iradenin oluşmasına şahsen veya temsilcileri vasıtasıyla yardım ve iştirak etmek hakkına sahiptirler. İster himaye etsin, ister cezalandırsın, genel iradeye göre eşit olduklarından, aralarında fazilet ve kabiliyetlerinden başka bir fark gözetilmeksizin, her türlü genel rütbe, mevki ve mensuplarına, ehliyetlerine göre, eşit şekilde kabul edilirler.

Madde 7:   Hiçbir kimse kanunen belirli haller ve kanunun emrettiği şekiller dışında itham edilemez, tutulamaz ve tutuklu bırakılamaz. Keyfi emirlerin verilmesini isteyen, bu emirleri veren, icra eden veya ettiren kimselerin cezalandırılması gerekir. Fakat kanun gereğince, çağrılan veya ele geçirilen her vatandaş, derhal itaatla sorumludur. Karşı koyarsa, suçlu olur.

Madde 8:   Kanunun, ancak sıkı ve açık surette zaruri olan cezalar koyması gerekir. Bir kimse, ancak suçun işlenmesinden önce kabul, yayın ve ilan edilmiş olan ve usulüne göre uygulanan kanunlar gereğince cezalandırılabilir.

Madde 9:   Her şahıs, suçlu olduğu açıklanıncaya kadar suçsuz sayıldığından, tutuklanması gerekiyorsa, kaçmamasını sağlamak için hakkında yapılması zaruri olmayan her türlü şiddet uygulamalarının, kanun tarafından ağır şekilde cezalandırılması gerekir.

Madde 10: Görünüşü ve ifadesi, kanun tarafından kurulan toplum düzenini fiilen ihlal etmedikçe, hiçbir kimse fikir ve kanaatlerinden dolayı, bunlar dini fikir ve kanaatler olsa dahi, rahatsız edilemez.

Madde 11: Düşüncelerin, fikir ve kanaatlerin başkalarına serbestçe söylenmesi, insanın en değerli haklarındandır. Her vatandaş, serbestçe konuşabilir, yazabilir ve yayın yapabilir. Yalnız, bu hürriyetin kötüye kullanılması halinde, kanunla belirlenmiş olan şartlar çerçevesinde sorumludur.

Madde 12: İnsan ve Yurttaş Haklarının teminat altına alınması, bir kamu kuvvetinin varlığını zorunlu kılar; şu halde bu kuvvet, yetki verilen şahısların özel menfaati için değil, genel menfaat için tesis olunmuştur.

Madde 13: Kamu kuvvetinin korunması ve devam ettirilmesi ve idarenin masrafları için ortak bir vergiye zaruret vardır; bu verginin, vatandaşlar arasında, kabiliyetleri ile uygun olarak, eşit şekilde dağıtılması gerekir.

Madde 14: Bütün vatandaşlar genel vergilerin zorunluluğunu ya bizzat veya temsilcileri vasıtasıyla görmek ve tespit etmek, bu vergilere serbest şekilde rıza göstermek, nasıl kullanıldıklarını takip etmek, miktar, matrah ve tahakkuk, tarz ve müddetlerini belirlemek hakkına sahiptirler.

Madde 15: Toplum, kamu idaresinin her alanından hesap istemek hakkına sahiptir.

Madde 16: Hakların güvence altına alınması sağlanmamış, kuvvetlerin ayrılığı belirlenmemiş olan toplumlar, Anayasa’ya asla sahip değildir.

Madde 17: Mülkiyet, saldırıdan korunmuş ve mukaddes bir hak olduğundan, kanunla tespit edilen kamu zorunlulukları açık şekilde gerektirmedikçe, adil ve peşin bir tazminat ödenmedikçe, hiçbir kimse, bu haktan mahrum edilemez.

________________________

(*) 1789 Tarihli Fransız Anayasası’nın Giriş paragrafından alıntıdır.

Bu yazıyı e-posta ile gönder Bu sayfayı yazdır PDF olarak kaydet

Yorum yapın

YORUM (Yayınlanır)

Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.